Bir nida bırakıyorum buraya,
Beni değil, Aylin’i resmeden…
Arıyorum ama bulamıyorum,
Yazıyorum defterimin en arka sayfasına,
Seyir ettim, seyrettim…
Yaşamında gezindiğimde,
Kendimden geçtim.
Tanımıyordum seni,
Seninle birlikte azmi öğrendim.
Bir nida bırakıyorum gerçekten,
‘HEEEYYYY’
Varlıkla yokluk arasında kaçıncı dizedeysen,
Seyir defterimdeki ilk harftin sen.
Düşün…
Aylin olmak ne gerektirir,
Ben biliyorum aslında,
İnandığın şeyler zamanla çarpışınca,
Yaşanılan hüzün bendini aşıp kaçınca,
Benziyorsun,
Aylin’in yaşam pınarına…
Bağırıyorsunn ardından…
Yokluğunla son bulmuş hayat zelzelesi,
Ve tökezlemenin güzelliği,
Kapatıyor farkında olmadan
Ay ışığındaki tüm renkleri.
Oysa Aylin renkli, inandığı şeyler ahenkli,
Ne var ki? Ne yok ki?
Aylin, ha varmış, ha yokmuş…
Savaş ruhuna sahip olduğundan,
Varlıkla yokluk arasında
Kaybolmuş…
Ve bir nida bırakıyorum buraya,
‘HEYHAT’
Kim demiş Aylin öldü,
Ölüm, onun için bitmeyen bir sonun,
En hakiki başlangıcı oldu…

Ayşe Kulin ve onun Adı: Aylin adlı eseri…
Bir yaşam… İçinde her şeyi barındıran…
Aylin Devrimel, Yaşamında kafasına koyduğu ve başarmak istediği her şeyi yapmaya çalışan bir kadın…

Kökleri Giritli Deli Mustafa Naili Paşaya kadar uzanan bir ailenin kızı olan Aylin’in fırtınalı yaşamı gözler önüne seriliyor bu kitapta.
Yaşam, içinde çok daha fazla şeyi barındırabilir.
Ama bencil olmayı istediği zamanlarda,
Esirgediği parçaları kendisine saklamayı da gayet iyi bilir.
Eğer Aylin Radomisli Cates’e karşı bencil olmasaydı,
Yaşam pınarı adeta bir okyanusa bile dönüşebilirdi…
Ölüm diye bir şey yok bu ummanda Umutsuzluk da yok, hüzün de, kaygı da… Bu umman sonsuz aşk ve sevgi dolu İyiliğin, cömertliğin ummanı bu.