İçimde öyle bir cesaret var ki, dünyadaki bütün soykırımcıları kıskandıracak türden. Benliğim öyle bütünleşmiş ki her şeyi yapabilme inancıyla, hiç kalır dünyadaki bütün inançsızların bir araya gelip ortaya çıkardığı inanç kıpırtısı onun yanında. Bende öyle bir cesaret var ki dağ, tepe, bayır, çöl hiçbir şey yok edemez adımlarımdaki güçlü kararlılığı.
Ben öyle bir cesarete sahibim ki Afrika’daki bir kabile savaşında ya da Avrupa’daki yüzyıl savaşlarında veyahut Amerika’daki Kızılderili soykırımında en ön cephede savaşırdı ruhum haklının tarafında. İçimde beni aşan bir cesaret var. Korkar herkes hissettiğinde gerçekliğin acımasız tarafını. Beni aşan cesaretim ise herkesin korktuğu yerden çeker çıkarır acımasızlığın en hakiki yüzünü.
Ben öyle bir cesarete sahibim ki korkarım bazen yapacaklarımdan.
Bendeki cesaret diyemem ki yoktur kimsede.
Ama bilirim ki benim cesaretim beynimin kıvrımlarından değil yüreğimin yumuşak dokusundan gelmekte.
Eğer benim gibi olmak isterseniz bir gün…
Boşuna uğraşmayın, olamazsınız. Çünkü içimdeki cesaret yok eder sizi, taklit etmeye çalışırsanız beni.
Mecnun olmayan yürüyemez çöllerde. Herkesin cesareti kendine, bu da böyle biline!